(Mavi Marmara Gemisinde şehit olanlara Allah’dan rahmet diliyorum.)
Bazı kitapları çok kere okumama rağmen iki kere bile seyrettiğim film sayısı fazla değildir.
Bunlardan bir tanesi de Truva filmidir.
Filmi çok kişi seyretmiştir zaten.
Eski Yunan’da, şair Homeros’un yazdığı varsayılan büyük bir destandır aslında.
Film dünyada çok beğenildi.
Ben de beğendim
Günümüzde de sık sık kullanılan;
“Aşil Tendonu”, “Aşil Sendromu”, “Aşil Öfkesi’ “ Truva Atı” terimleri de hep bu efsane kaynaklıdır.
Mavi Marmara Gemisinde yaşanan olaylar ve İsrail‘in kahpe terörü de bana tekrar bu filmi hatırlattı.
İzleyenler bilir uzun uzun anlatmaya gerek yok.
Aslında Aşil (Asil TÜRK Milleti) yarı Tanrıdır.
Ataları da yarı Tanrıdır.
Adaletiyle, merhameti, Savaşçılığıyla ün yapmıştır.
Yenilmezliği ile de…
Düşmanları O’nun adını duyunca korkudan titrer herkes O’nunla dost olmak için çaba gösterir.
Dünyayı yönetmeye kalkanlar bile onunla iyi geçinir.
Kendi dünyasıyla ilgilenen biridir. Kendi idealleri için yaşayan biri .
Merhametlidir ama mazluma merhametlidir zalime çok serttir.
Savaşçıdır ama O başkalarının savaşının değil kendi savaşını vermektedir.
Kendi şerefi, kendi idealleri, kendi ismi, kendi nam ve hesabına çalışır ve savaşır hep.
Ataları gibidir yani.
Kolay kolay da kimse Aşil’e sataşmak istemez.
Paris İsrail Helen Filistin’i kocası Kral Menelaus Filistinlilerden çalar.
Menelaus’a yapılan bu hakareti kardeşi Agamemnon Arapları kendisine de yapıldığını varsayar.
Agamemnon olayı şeref meselesi haline getirir.
Ancak Aşil olmadan bu savaşı kazanamayacağı iyi bilir.
Aşil de bütün bunların farkındadır…
Ama o hala kendi yolundadır.
Helen''''''''i geri almak bahanesiyle savaş böyle başlar.
Aşil savaşa girmek istemez…
Kimsenin tetikçisi değildir.
Zaten meşguldür…
İlerideki kutsal savaşlar için sürekli antrenman yapmaktadır ve yeni savaşçılar yetiştirmektedir.
Hem emir almayı da sevmez. Onu tanıyan tanır zaten kimse emir vermemektedir
Truva şehri Kralı PriumAmerika‘dır .
İki oğlundan biri Helen''''''''i alan erkek güzeli, şımarık babasının ve abisin arkasına sığınan kahpe Parisİsrail, diğeri ise Prens HektorAvrupa‘dır.
Prens Paris adamın karısı alırken korkmaz ama sebep olduğu savaşta erkekçe savaşamayacak kadar da korkaktır.
Ne var ki babası kraldır…
Prens Hektor ondan daha donanımlıdır, daha güçlüdür.
Hatırı sayılır şöhreti de vardır.
Aşil Hektor’un gücünü takdir eder zaten…
Ama ne O’ndan ne de başkasından korkmaz. Bunun tarihi altyapısı da vardır.
Kral Agamemnon Aşil’i de kendi güçlerine katmak ister.
Onu savaşa çekmek için çok uğraşır.
Aşil hiç kimsenin yanında değildir aslında.
Agamemnon''''''''un safında görünse de bu durum aynı milletten olmaktan kaynaklanır.
O hep kendi savaşını vermektedir.
Savaşlarını ve hedeflerini kendi belirler.
Aşil çok sevdiği dostu ve akrabası Potroklos Mavi Marmara Gemisindekilere inançlarından dolayı kendi milletlerine yardım etmek istemektedir.
Aşil kendi zırhını vererek illa savaşacaksa O’nun bu zırhla savaşa katılmasını ister.
Truvalılar Potroklos’u Aşil’in zırhını giymesine rağmen hatta Aşil’e benzettiği için biraz da korkudan öldürürler.
Savaşın kaderi de tam bundan sonra değişir.
Aşil savaşa girmek zorunda kalır…
“Aşil öfkesi” diye bilinen durum ortaya çıkar ki filmin gerisini biliyorsunuz…
Aşil dostunu öldüren Hektor’u erkekçe savaşarak öldürür, cesedini defalarca tur attırır…
Ne Truva kalır ne de Truvalı…
Film böyle biter ama benim sözüm bitmez… Truvalılara birkaç sözüm var:
Ey Truvalılar “Aşil öfkesinin" ne demek olduğunu bilmiyorsunuz galiba.
Çünkü tecrübe etmediniz.
Denemeden önce Hektor’a sorun.
Tarihte çok Hektorlarla savaştık nice Hektorlar silindi gitti. Nicelerini de evlatlık aldık. Nice Truvalı Briseis’leri de cariye yaptık.
Sizdeki bu “Aşil Sendromunu” biz çok iyi anlıyoruz. Bizi çok iyi tanıyorsun,
Şöhretimizi çok duymuşluğun vardır. Normal karşılıyoruz.
Truva’dan sadece çok iyi kullandığınız “Truva atı" nın aklınızda kaldığını görüyoruz.
Sakın zehirli okla vurup öldürmek için bizde herhangi bir topuktan falan “Tendon” aramayın.
Karıştırmayasın O film sizlerin destanından alınma bir hikâyeydi.
Bizim tarihimize bakarsan zaten görürsün ki tarihimiz hep başlı başına destandır ve bizim destanlarda kahramanlarımız hiç ölmezler.
Biz Atadan yarı Tanrıyız: ölümsüzüz…
Bu hikâyeyi sizin dilinizden, kültürünüzden bir destandan örnekledim ki iyice anlayasınız diye.
Bu kıyağım da size tarih boyunca yaptığımız kıyakların sonuncusu idi.
Halis Ayhanlı (15.06.2010)
Bu filmi izlemiş ama hiç böylesine bir kurgunun penceresinden bakmamıştım... Kürşat Bey'i yürekten kutluyor, tebriklerimizi sunuyoruz efendim. Sanırım böylesine özgün kalemler ile sitemizin de farkı zaman içinde daha da tebellür edecek, ortaya çıkacak... Filmi bir de bu yazı penceresinden tekrar izleyeceğim. Kalemsever dostalra da aynısını öneriyorum...
Saygılarımla efendim...
ipek ALTIAY (13.06.2010)
Sevgili ağbim yine kalemini konuşturmuşsun eline sağlık yüreğine sağık.Elbet birgün AŞİL İNİ ,neslini hatırlayan insan evladı kişiler le yönetileceğiz ,bu inanç ve umutla beklemek bile insana mutluluk veriyor. Nesillerimize bırakacağımız emanetimize daha bir yürekle ve inanaçla sarılıyoruz. HER ŞEYE RAĞMEN.
Metin Alper (11.06.2010)
Mükemmel bir kurgu ile bezenmiş yazınızı büyük bir keyifle ve göğsüm kabararak okudum.
Atatürk:
'Ey Türk Milletinin evladı, işte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen....' derken cümlenin sonunu
'Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki AŞİL-ASİL! kanda mevcuttur.'
derken
eminim sizin gibi Asil bir Türk evladının geleceğinden kesinlikle haberdardı...
Yüreğinize sağlık...
Daha güzellerini okumak istiyorsanız, lütfen yorumlarınızı yazın.
Sitemizde yayınlanmakta olan ses, resim ve metinleri, bilgisayarınıza indirip kayıt edebilir ve ticari olmamak kaydıyla kişisel amaçla kullanabilirsiniz.
Sitemizde yer alan metinlerin, ses dosyalarının, resimlerin kopyalanması, gerçek veya elektronik ortamlarda yayınlanması,
dağıtılması Türkiye Cumhuriyeti yasaları ve uluslararası yasalarla korunmaktadır ve telif hakları temsilcisinin önceden yazılı
iznini gerektirir. Bu eser, üyemiz Kürşat Durak tarafından sitemize gönderilmiştir.
Bu dokümanın yayınlanması kullanılması dağıtılması kopyalanması ile ilgili hususlarda www.kalem.biz hiç bir şekilde sorumlu ve
taraf değildir. Sitemiz tüm bölümleriyle, Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayın yapmaktadır.
Bu eserin burada yasadışı olarak yayınlandığını düşünüyorsanız
lütfen bizi uyarınız..