web kalem - http://www.kalem.biz
  ANA SAYFA   İLETİŞİM   AKADEMİ KALEM   Français   Sık kullanılanlara ekle   Ana sayfa yap   Arkadaşına öner
  Kullanıcı Adı:  
  Şifre:  
 
Google
 
   
 
 
Web Kalem - Edebiyat Okulu
  DUYURU
    ANKARA KOCATEPE KİTAP FUARI AÇILIYOR


Ankara Kocatepe Camii avlusu, 17 ...
 
  . b i z d e n  
 

Ahmet Zeki Yeşil tarafından AKADEMİ KALEM - Güncel bölümüne Eylül'de Gel Sevgili başlıklı kayıt eklendi. [04.09.2010 12:17:18]

Eren Bozkurt tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Gördünmü Eyy GönüL .. başlıklı kayıt eklendi. [02.09.2010 10:34:23]

Ülkü Duysak tarafından OKUL ÖNCESİ - Okul Öncesi bölümüne BÜCÜR TAVŞAN başlıklı kayıt eklendi. [30.08.2010 19:29:58]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne YAKIŞIKLI GEYİK başlıklı kayıt eklendi. [30.08.2010 15:05:43]

recep sakarya tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne açılsın çağlasın başlıklı kayıt eklendi. [30.08.2010 15:05:16]

mustafa sakarya tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Kumruların Aşkı başlıklı kayıt eklendi. [30.08.2010 15:04:42]

sueda furkan tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne TuTkuyu da GöRdüm Pes Etmeyi de başlıklı kayıt eklendi. [30.08.2010 15:04:13]

Hamdullah Erol tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Hangi Çağda Yaşıyoruz? başlıklı kayıt eklendi. [25.08.2010 16:24:58]

Hatice Gökçen Yıldız tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne Merhaba Kalem Biz başlıklı kayıt eklendi. [25.08.2010 10:14:59]

Bayse Hatipoğlu tarafından AMATÖR KALEMLER - Şiirler bölümüne Atatürk (Çocuk Şiiri) başlıklı kayıt eklendi. [25.08.2010 10:13:26]

mustafa sakarya tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Vatanım başlıklı kayıt eklendi. [23.08.2010 11:36:06]

beyza nur koçak tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne ben büyüyorum başlıklı kayıt eklendi. [23.08.2010 11:32:33]

Ekrem Mantaş tarafından AMATÖR KALEMLER - Diğer bölümüne Boşa başlıklı kayıt eklendi. [20.08.2010 16:11:42]

Ülkü Duysak tarafından KÜLTÜREL - DUYURULAR bölümüne ANKARA KOCATEPE KİTAP FUARI AÇILIYOR başlıklı kayıt eklendi. [20.08.2010 09:01:21]

Ekrem Mantaş tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Düğünde giydiğin gelinlik kefen oluyordu bedenime başlıklı kayıt eklendi. [19.08.2010 10:28:11]

mustafa sakarya tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Bir Hayat İki Final başlıklı kayıt eklendi. [18.08.2010 14:16:16]

sümeyye deniz tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne SİZCE NEYDEN BAHSEDİYORUM ??? başlıklı kayıt eklendi. [17.08.2010 15:42:14]

Mert Çil tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne POP DİVALARI VE DÖNÜM NOKTALARI... başlıklı kayıt eklendi. [15.08.2010 15:36:32]

Alper ... tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Hikayenin sonu… başlıklı kayıt eklendi. [12.08.2010 10:51:37]

Sezer Ebeoğlu tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Kar başlıklı kayıt eklendi. [08.08.2010 09:16:58]

Sezer Ebeoğlu tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Emanet başlıklı kayıt eklendi. [07.08.2010 20:38:12]

Ülkü Duysak tarafından ÖDEVLERİM - Edebiyat - Türk bölümüne ROMAN başlıklı kayıt eklendi. [07.08.2010 13:20:05]

Sude Yüksel tarafından USTA KALEMLER - Yazı bölümüne Televizyon Koltuğu, Kahve Sehpası ve Kurtlanmış Elmalar başlıklı kayıt eklendi. [06.08.2010 12:51:40]

Sude Yüksel tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Televizyon Koltuğu, Kahve Sehpası ve Kurtlanmış Elmalar başlıklı kayıt eklendi. [06.08.2010 09:32:17]

Hatice Ciniviz tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Umut ve Unut başlıklı kayıt eklendi. [05.08.2010 16:29:08]

Sude Yüksel tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Pudra Şekeri başlıklı kayıt eklendi. [04.08.2010 10:07:08]

Halis Ayhanlı tarafından KÜLTÜREL - Çocuk Edebiyatç bölümüne Rıfkı Kaymaz başlıklı kayıt eklendi. [03.08.2010 21:21:48]

Hüseyin GÜÇLÜ tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Arabesk başlıklı kayıt eklendi. [02.08.2010 19:32:30]

Alper tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Tükenen Gençlik başlıklı kayıt eklendi. [02.08.2010 11:18:34]

Ekrem Mantaş tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Sanki ruhum ölmüş bedenim omzunda ölmüş ruhumun naaşını taşı başlıklı kayıt eklendi. [29.07.2010 11:19:39]

Ekrem Mantaş tarafından USTA KALEMLER - bölümüne ÖLMEYİ DÜŞÜNDÜM BU GÜN ÖLÜMÜ DEĞİL ÖLMEYİ DÜŞÜNDÜM başlıklı kayıt eklendi. [29.07.2010 11:18:48]

Ekrem Mantaş tarafından USTA KALEMLER - bölümüne SEN YOKKEN başlıklı kayıt eklendi. [29.07.2010 11:18:16]

DÖNER TEMÜR(ÖZEKE) tarafından USTA KALEMLER - bölümüne CANIM ANKARAM başlıklı kayıt eklendi. [28.07.2010 19:53:00]

Mustafa Sakarya tarafından USTA KALEMLER - bölümüne İmamın Dramı başlıklı kayıt eklendi. [28.07.2010 10:44:39]

Salih YILDIZ tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Ey Dost başlıklı kayıt eklendi. [28.07.2010 10:40:55]

ekrem mantaş tarafından USTA KALEMLER - bölümüne UNUTTUM başlıklı kayıt eklendi. [26.07.2010 11:00:41]

levent Oğuz tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Müptezeller ve Matmazeller başlıklı kayıt eklendi. [26.07.2010 10:58:54]

Alper ... tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Yine bir Pazar akşamı... başlıklı kayıt eklendi. [26.07.2010 10:57:49]

elif demir tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne BEN BİR OYUN BULDUM başlıklı kayıt eklendi. [26.07.2010 10:56:50]

DÖNER TEMÜR (ÖZEKE) tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Deri Kemik Galdım Derman Toktur Beeeg başlıklı kayıt eklendi. [26.07.2010 10:56:04]

ekrem mantaş tarafından USTA KALEMLER - bölümüne ÇELİŞKİ başlıklı kayıt eklendi. [26.07.2010 10:55:03]

ekrem mantaş tarafından USTA KALEMLER - bölümüne SEVEBİLMEK SENİ başlıklı kayıt eklendi. [26.07.2010 10:50:11]

Süreyya AKTAŞ tarafından USTA KALEMLER - bölümüne İSTİKAMET KALP İSTASYONU başlıklı kayıt eklendi. [23.07.2010 14:51:47]

ekrem mantaş tarafından USTA KALEMLER - bölümüne HAYATA VE SANA başlıklı kayıt eklendi. [23.07.2010 14:42:59]

Elif Konar tarafından USTA KALEMLER - Derleme bölümüne Çocukluğun Soğuk Geceleri başlıklı kayıt eklendi. [18.07.2010 01:09:33]

Bayse Hatipoğlu tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Karınca (Çocuk Şiiri) başlıklı kayıt eklendi. [15.07.2010 20:18:01]

Serdar Yıldırım tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Gezgin Şehmuz İle Fakir Padişah başlıklı kayıt eklendi. [14.07.2010 09:50:43]

DÖNER TEMÜR(ÖZEKE) tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne KIRŞEHİR'DEN DEDİKODU YAPALIM başlıklı kayıt eklendi. [14.07.2010 09:46:35]

DÖNER TEMÜR(ÖZEKE) tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne ŞİRİN KIRŞEHİR başlıklı kayıt eklendi. [14.07.2010 09:44:06]

Asil Ateş tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM başlıklı kayıt eklendi. [14.07.2010 09:42:15]

mustafa sakarya tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Şairim/ Yazarım başlıklı kayıt eklendi. [14.07.2010 09:36:45]

Hüseyin GÜÇLÜ tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Kandırıldık mı ? başlıklı kayıt eklendi. [14.07.2010 09:28:52]

Mert Çil tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne DÖN KENDİNE BAK.!. başlıklı kayıt eklendi. [09.07.2010 17:23:30]

çağrı ozan tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne sallanan elin vefası... başlıklı kayıt eklendi. [08.07.2010 18:05:59]

büşra özen tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne ♥♥♥♥♥♥♥♥aşKı başlıklı kayıt eklendi. [08.07.2010 18:04:19]

büşra özen tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne EN SEVDİĞİM.. başlıklı kayıt eklendi. [08.07.2010 18:02:53]

Zeynep AHDGSG tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Bir mektup yazdım sana bize. başlıklı kayıt eklendi. [08.07.2010 18:00:55]

Mehmet Özkal tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne ZEMBEREKLİ SAAT başlıklı kayıt eklendi. [05.07.2010 11:18:35]

HAMDULLAH EROL tarafından USTA KALEMLER - bölümüne SABAHTAN AKŞAMA başlıklı kayıt eklendi. [05.07.2010 11:15:28]

Bayse Hatipoğlu tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Bu Baharı (Çocuk Şiiri) başlıklı kayıt eklendi. [05.07.2010 11:13:47]

beyza nur koçak tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne doktor olacağım başlıklı kayıt eklendi. [02.07.2010 20:26:01]

beyza nur koçak tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne TAŞITLAR başlıklı kayıt eklendi. [02.07.2010 20:24:55]

mustafa sakarya tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Hükümsüz Körpe Bedenler başlıklı kayıt eklendi. [02.07.2010 09:24:21]

duygunur ışlak tarafından MİNİK KALEMLER - bölümüne 4.Sınıfa Geçeceğim başlıklı kayıt eklendi. [01.07.2010 15:56:03]

Alper ... tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Üstad… başlıklı kayıt eklendi. [29.06.2010 14:35:45]

sümeyye deniz tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Büyümrk başlıklı kayıt eklendi. [28.06.2010 10:29:13]

Sümeyye Deniz tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Kadınım başlıklı kayıt eklendi. [28.06.2010 10:28:25]

sümeyye deniz tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Giderim ben başlıklı kayıt eklendi. [28.06.2010 10:27:28]

sümeyye deniz tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne ÖLSEM BIRAKMAM SENİ başlıklı kayıt eklendi. [28.06.2010 10:23:29]

Hüseyin GÜÇLÜ tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Yalan mı ? başlıklı kayıt eklendi. [28.06.2010 10:22:11]

Hamdullah EROL tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Ölüm başlıklı kayıt eklendi. [25.06.2010 16:48:09]

Hamdullah Erol tarafından BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR - Kutlu Doğum Haf bölümüne Peygamber Aşkı başlıklı kayıt eklendi. [25.06.2010 16:47:09]

Galip Yalçın tarafından AMATÖR KALEMLER - Derlemeler bölümüne YeNi RaP ---GaLiP--- başlıklı kayıt eklendi. [24.06.2010 16:02:50]

Ülkü Duysak tarafından ÖDEVLERİM - Edebiyat - Türk bölümüne HİKÂYE başlıklı kayıt eklendi. [21.06.2010 21:53:46]

mustafa sakarya tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Yitik Hayatlar başlıklı kayıt eklendi. [19.06.2010 11:30:14]

Mehmet Özkal tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne İPEK FABRİKASI başlıklı kayıt eklendi. [19.06.2010 11:26:10]

Mert Çil tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne 10.MUNZUR KÜLTÜR VE DOĞA FESTİVALİ / TUNCELİ KONSER GÜNLERİ başlıklı kayıt eklendi. [17.06.2010 11:23:13]

şevval ruhi tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Düşün Bakalım başlıklı kayıt eklendi. [16.06.2010 13:24:30]

Ayşe Deniz tarafından AKADEMİ KALEM - Şiir Antolojisi bölümüne Çınarı Yıkmak İçin Baltayı Köküne Vururlar başlıklı kayıt eklendi. [15.06.2010 12:03:13]

Ayşe Deniz tarafından BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR - Zafer Bayramı bölümüne Büyük Taarruz başlıklı kayıt eklendi. [15.06.2010 12:01:25]

ayşe deniz tarafından KÜLTÜREL - bölümüne BİR MEMLEKET İSTERİM başlıklı kayıt eklendi. [15.06.2010 11:59:28]

sezai akın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne HAYAT NEDİR? başlıklı kayıt eklendi. [13.06.2010 20:56:25]

sezai akın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne HER ŞİİRİM FATİHADIR başlıklı kayıt eklendi. [13.06.2010 20:54:48]

sezai akın tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne ACIYA BOL GELEN BİR ŞİİR... başlıklı kayıt eklendi. [13.06.2010 20:53:33]

levent Oğuz tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne Mavi Marmara-Sivil İtaatsizlik-Kızıl Doğu Akdeniz başlıklı kayıt eklendi. [13.06.2010 20:52:36]

HAMDULLAH EROL tarafından USTA KALEMLER - bölümüne GEÇMİŞ OLSUN başlıklı kayıt eklendi. [13.06.2010 20:51:05]

ayşe deniz tarafından BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR - bölümüne DUR YOLCU başlıklı kayıt eklendi. [13.06.2010 20:49:54]

ayşe deniz tarafından KÜLTÜREL - bölümüne MİMARIN HESAPLAŞMASI başlıklı kayıt eklendi. [13.06.2010 20:47:50]

mustafa sakarya tarafından USTA KALEMLER - bölümüne Kurban Olayım Dön Hulusi başlıklı kayıt eklendi. [13.06.2010 20:39:45]

Metin Alper tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne TRAJİK-omik TRAFİK başlıklı kayıt eklendi. [13.06.2010 20:36:59]

Kürşat Durak tarafından USTA KALEMLER - Öykü bölümüne AŞİL(ASİL TÜRK MİLLETİ) başlıklı kayıt eklendi. [11.06.2010 16:16:27]

Ayşa Deniz tarafından AKADEMİ KALEM - Eski Şiirin Rüz bölümüne GÜL YAĞINI ELLER SÜRÜNÜR ÇATLASA BÜLBÜL başlıklı kayıt eklendi. [10.06.2010 13:49:04]

Ülkü Duysak tarafından KÜLTÜREL - Başka bölümüne İCATLAR ve BULUŞLAR TARİHİ başlıklı kayıt eklendi. [10.06.2010 11:45:55]

Burak Ünal tarafından KÜLTÜREL - Mizah Tükkanı bölümüne TOKAT başlıklı kayıt eklendi. [09.06.2010 14:52:47]

Burak Ünal tarafından KÜLTÜREL - Mizah Tükkanı bölümüne TOKAT başlıklı kayıt eklendi. [09.06.2010 14:51:40]

Halis Ayhanlı tarafından KÜLTÜREL - DUYURULAR bölümüne Kirpi Kipkip'in Maceraları Yayınlandı başlıklı kayıt eklendi. [09.06.2010 12:33:13]

Mehmet Özkal tarafından AMATÖR KALEMLER - bölümüne İlaç başlıklı kayıt eklendi. [09.06.2010 09:30:32]

Ayşe Deniz tarafından KÜLTÜREL - bölümüne Mehmet Yaşar GÜNAÇGÜN başlıklı kayıt eklendi. [09.06.2010 09:29:43]

Ayşe Deniz tarafından KÜLTÜREL - bölümüne Kütüphanecinin Hikayesi başlıklı kayıt eklendi. [09.06.2010 09:28:10]

 
  e-kitap
  Leyla Usta Şiirleri ve Yorumları
Osman Aytekin

 
 
  Atasözü Konulu Örnek Kompozisyonlar
Rıfkı KAYMAZ

 
 
  Mutlu Köy
Demet SEZGİN

 
 
  Şiir Diliyle Atasözleri
Rıfkı KAYMAZ

 
 
  Sağduyu
Süreyya AKTAŞ

 
 
  Aile
Süreyya AKTAŞ

 
 
  Çevre
Süreyya AKTAŞ

 
 
  Sonsuza Dek - ROMAN
Mustafa SAKARYA

 
 
  Editörden
    Editörden Bahara Merhaba
Yine Güzel Haberlerle Merhaba Sevgili Kalemseverle ...
 
  Güzel Türkçemiz
    SÖZCÜKTE ANLAM (devam)

*TERİM ANLAM
Bir bilim, sanat ya da m ...
 
  Piyes
    YÜZSÜZ KOMŞU (SKEÇ)



EV SAHİBİ -Huuu! Komşuuu!
 
  Genç Tüketici
    Yön Mağazacılık (İstikbal Bayii) İçin Teşekkürler
Bu hafta sonu bazı ev eşyaları almak üzere ailecek ...
 
  Mizah Tükkanı
    KOMİK KEHANETLER
Radyonun geleceği yok"
Lord Kevin - İskoçya ...
 
  Zeka Küpü
    MANTIK SORULARI
Topkapı ya giderken yolda yedi karısı olan bir ada ...
 
  Matematik Yazıları
    KOLAY ÇARPMA ÖĞRENELİM

MATEMATİK TEKERLEME
2 x 1 = 2 hani ...
 
  Günlüğümden
    gülümsediğime bakma
insanlar zaman sürecinde kaybolmamak için kendisin ...
 
  English Articles
    SULTAN’S SIGNATURES, CALLIGRAPHY AND DECORATION ON COPPER

Rıfkı Kaymaz
Rıfkı Kaymaz was born 19 ...
 
  Okul Öncesi
    Bilmece
`Ahtapot dişi ahtapota ne demiş?`

 
  Şehirlerimiz
    HASANKEYF


İnsanlık tarihinin ilk ve en önemli ...
 
  Çocuk Edebiyatı
    ZEYNEL BEKSAÇ’IN ÇOCUK ŞİİRLERİ

Dr. Sabahattin ÇAĞIN
Dokuz Eylül Üniv ...
 
  Çocuk Edebiyatçıları
    Cahit UÇUK

17 Ağustos 1909 tarihinde Selanik’te doğdu. ...
 
  Gezi Notları
    HALEP - ŞAM KÜLTÜR GEZİSİ
Ülke yöneticilerinin siyasi tavırları yüzünden sın ...
 
  Ödevlerim
    Tuğra Nedir? Nasıl Okunur? Bölümleri...
TUĞRA
Osmanlı Padişahlarının isim ve lâkapl ...
 
  Son Aktif Üyelerimiz  
 
  oyhanhasan  
  kelebek  
  Astromix  
  kalkan  
  ahmetzekiyeşil  
  recep sakarya yakamoz  
  Hamdi Oruç hamdioruc  
  ahmet güzel aguzel  
 
  Ziyaretçi  
   
  Üyelerimizden Bugün Doğanlar  
 
  Ceylan Artan ceylan- Kutla  
 
 
İmamın Dramı
Mustafa Sakarya
resmin orjinal boyutu için tıklayın
Yazdırılabilir sayfa

Sabah ezanıyla birlikte insanlar akın akın ilçenin en büyük camisi olan Hitabet camiye geliyorlardı. Bu cami belki de tarihinin en kalabalık cemaatine sahip olduğu dönemi yaşıyor, buraya yapılan bağışlar hatırı sayılır meblalara ulaşıyordu. Buraya yeni atanan imam Emin verdiği vaazlarla insanları kendinden geçiriyor, gözyaşlarına boğuyordu. Kısa bir sürede oldukça muhafazakar olan bu ilçenin en sevilen simalarından birisi olmuştu. İlçe halkı neredeyse her türlü sorunu için Emin Hoca’ya danışıyordu.





Son zamanlarda Emin Hoca’nın vaazlarının gündeminde, ilçeden geçen şehirlerarası yoldaki fuhuş meselesi yer alıyordu. İlçenin ileri gelenleri, gençlerin bu şehirler arası yoldaki kadın ve travestilerle ilişki kurup her türlü ahlaksızlığa bulaştığından yakınıyor, Emin Hoca’nın bu konuda özellikleri gençleri uyaracak sert konuşmalar yapmasını istiyorlardı.



Emin Hoca yatsı namazını yine oldukça kalabalık bir cemaate kıldırdı. Namazdan sonra

eve geldiğinde karısı Fatma Hanım, ona heyecanla bugün gelen mektubu uzattı. Emin Hoca, merakla karısının elinden mektubu aldı. Üzerindeki pullardan bunun yurt dışından geldiğini hemen anlamıştı. İçinde inanılmaz bir sevinç yumağı oluşmaya başladı. Bir an, içinden “Yoksa mektup ondan mı geliyor Allah’ım” dedi. Mektubu okudukça dudakları titriyor, gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Evet mektup ondan, yani hiç göremediği ve ya görse bile hatırlayamadığı kardeşinden geliyordu. Bundan çok uzun yıllar önce babası Hollanda’ya çalışmaya gidip, orada bir Türk kadınla formalite icabı evlilik yapmıştı. Fakat danışıklı olmasına rağmen, babasının bu evliliğinden kendisi ve kendisinden iki yaş küçük kardeşi Hamit dünyaya gelmişti. Ama oranın ağır çalışma koşullarına ve gurbet acısına daha fazla dayanamayan babası kendisi ve kardeşini alıp buraya gelmek istemiş, ama annesinin “Çocukların bir tanesi ben de kalsın” ısrar ve sınır dışı ettirme tehdidine boyun eğerek sadece kendisi babasıyla Türkiye’ye dönmüştü. Aradan geçen yıllar sonrasında önce babası, ardından kendisi defalarca annesi ve kardeşini bulmak için Hollanda’ya gitmiş, ama sadece annesinin öldüğü haberini öğrenmişlerdi. Kardeşindense hiçbir haber alamamışlardı.



Fatma Hanım sevinçle:



“Yoksa mektup Hamit’ten mi geliyor” diye sordu. Kocasının, kardeşinin özlemiyle nasıl da yandığını en iyisi kendisi biliyordu.



Emin Hoca, gözyaşlarını sildi. Ayağa kalkıp oldukça duygulu bir şekilde karısına sarıldı. Ardından az önce yatan çocukları on iki yaşındaki kızı İclal ve On yaşında oğlu Osman’ın odasına yüzünde gülücüklerle gidip onları kaldırdı.



“Hadi gözünüz aydın çocuklar! Kim geliyor biliyor musunuz? Amcanız.. Amcanız haftaya buraya geliyor.”



O bir hafta boyunca Emin Hoca’nın mutluluğu hem yüzüne hem de verdiği vaazlara yansımıştı. O’nun, kardeşinin geleceğini duyan ilçe haklı daha şimdiden nasıl birisi olduğunu merak etmiş, Emin Hoca’ya gösterdikleri saygıdan, ona da şimdiden pay biçmişlerdi.



Aradan nihayet bir hafta geçmişti. Emin Hoca şu an ilçenin oto garında kardeşi Hamit’i beklerken heyecandan elleri titriyor, gözlerinden süzülen hasret damlalarına mani olamıyordu.



En sonunda beklenen otobüs gelip yavaşça peronuna girdi. İlk inen sarı saçlı hafif mini etekli bir yolcu oldu. Sonra diğer yolcular inmeye başladılar. Birkaç dakika sonra otobüsteki yolcuların tamamı inmiş muavinden valizlerini alıp bir bir gitmeye başlamışlardı. Bunlar yaşanırken Emin Hoca’da hararetle gelen yolcular arasından kardeşinin hangisi olduğunu anlamaya çalışıyordu. Fakat bir süre sonra bütün yolcular gittikten sonra geriye bir tek ilk inen sarı saçlı, hafif mini etekli yolcu kaldı. Emin Hoca’nın içini büyük bir acı kapladı. Kardeşi gelmemişti. “Yoksa başına bir şey mi geldi?” diye derin bir endişeye kapıldı. Tam bu sırada birkaç metre ilerisinde duran Sarı saçlı yolcu kendisine doğru ilerlemeye başladı. Ve yanına geldiğinde gözlerinin içine bakıp “Abi Ben kardeşin Hamit” dedi.



O an Emin Hoca’nın gözleri fal taşı gibi açıldı. Şaşkınlıktan tüyleri ürperip, olduğu yerde öylece dona kaldı.



Bu şok buluşma yaşanırken Emin Hoca’yı tanıyan ve onun kardeşinin geleceğini bilen ilçe halkı da yavaş yavaş onların başına toplanmaya başlamıştı.



Emin Hoca, hala aynı şaşkınlıkla yerinde duruyor, ne yapması, ne demesi gerektiğini bilemiyordu. Bir yanda travesti olmuş kardeşi, bir yanda başına toplanıp “Bu ib.. de kim?....... Allah Allah! Bizim hocanın gelecek olan kardeşi erkek değil miydi? Demek bacısı varmış…… Ya bu kadın topa benziyor” gibi alaylı konuşmalar yapan insanlar. Ve kendisinin daha düne kadar bu üçüncü kişiliği seçmişlerle ilgili camide yaptığı konuşmalar.. Bir an kardeşine kızmak, bağırmak geçti içinden. Ama o kardeşiydi. Yıllardır özlemiyle gözyaşı döktüğü kardeşiydi. Kim bilir hangi şartlar onu bu hale getirmişti. Yüzü kıpkırmızı olmuş bir şekilde:



“Hamit sen misin?” diyebildi.



“Evet benim abi” dedi Hamit utanan bir edayla.



Bu sırada, başlarına toplana ilçe halkı “Bu mu lan bizim Hoca’ın kardeşi! …..Yuh ya! Şuna bak ya biri Hoca biri dönme” tarzındaki konuşmalarını halen sürdürüyorlardı.



Bu konuşmalar Emin Hoca’nın kulağına geldikçe yerin dibine giriyor, etrafında insanlara dönüp bir şey deme cesaretini kendinde bulamıyordu. En sonunda bu kahredici senaryoyla insanların daha fazla eğlenmemesi için Kardeşine kısaca “Hoş geldin” dedi ve valizini alarak oradan bindikleri bir taksiyle eve geldiler.



İclal ve Osman az önce babalarıyla birlikte eve gelen amcaları Hamit’e tuhaf tuhaf bakıyor, gülmelerine mani olamıyorlardı. Fatma Hanım’sa en az onlar kadar şok olmuş sessizce yanlarında duruyordu.



Emin Hoca, çocuklara:



“Hadi siz yatın, ben amcanızla biraz konuşacağım” dedi. O sırada Osman babasını mahcupça el işareti yaparak yanına çağırdı. Emin Hoca merakla oğlunun yanına geldi. Osman babasının kulağına eğilip fısıltıyla;



“Baba biz amcamıza şimdi ne diyeceğiz, Hamit Amca mı, yoksa Hamit teyze mi? Bu soru karşısında Emin Hoca’nın yüzü kedere bulandı. Şu son birkaç saattir içinde bulunduğu acı şimdi ikiye katlanmıştı.





Fatma Hanım ve çocuklar odalarına çekildikten sonra, Emin Hoca ve kardeşi konuşmaya başladılar. İlk konuşansa abisinin kendisinden dolayı, perişan hale geldiğini gören Hamit oldu.



“Abi biliyorum seni büyük hayal kırıklığına uğrattım. Zaten böyle olacağını da tahmin ediyordum. Ama seni, yani abimi öyle merak ediyordum ki, her şeyi göze alarak geldim buraya. Seni bulmak için yıllarca aradım. Sordum, soruşturdum ve işte şimdi senin yanındayım. Biliyorum beni böyle beklemiyordun. Ama her şeye rağmen ben senin kardeşinim. Her ne kadar otogar da benden utanıp bana sarılmasanda!”



Emin Hoca büyük bir üzüntü içinde kardeşini dinliyordu. Şu an ona düştüğü bu durumdan dolayı kızamıyor, sadece şimdiki bu kabul edilemez haline içi parçalanıyordu. Dayanamayıp sordu:



“Peki Hamit, nasıl oldu, yani bu hale nasıl geldin kardeşim, neler geçti başından?”



Hamit başını hafif öne eğdi. Gözlerini utanarak abisinin gözlerinden kaçırdı. Anlatmaya başladı. Anlattıkça sesi titriyordu. Bir süre sonra ağlamaya, daha sonra hıçkırıklarla ağlamaya başladı. Emin Hoca’nın da gözlerinden oluk gibi yaşlar akıyordu. En sonunda Hamit yerinden kalkıp “Abi ..abim deyip Emin Hoca’ya sarıldı. O da, Hamit’e “kardeşim,, canım kardeşim” diye sıkı sıkı sarıldı. İkisi de yıllardır çektikleri hasret ateşini söndürüyorlardı şimdi. O gece sabaha kadar sohbet edip özlem giderdiler.



Emin Hoca camide sabah namazını kıldırırken bit tuhaflık hissetti! Cemaatin sayısında sanki bir azalma vardı. Ve insanların kendisine bakan gözlerinde manasını anlayamadığı bir bakış vardı. O gün, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarında da aynı durum söz konusuydu. İnsanlar kendisiyle önceki günlere göre daha soğuk konuşuyor ve sanki söylemek istedikleri bir husus var da söyleyemiyorlarmış gibi bir tavır takınıyorlardı.



O akşam evde Emin Hoca, kardeşi, eşi ve çocukları oturmuş konuşuyorlardı. Bu esnada kapı çaldı. Çalan kapıyı Osman açtı. Gelen, Emin Hoca’nın üst kattaki ev sahibi Yusuf Amca’ydı.



“Babacım, Yusuf Amca’yla, Zehra Teyze gelmişler” dedi Osman salonun kapısından içeri doğru bakarak.



Emin Hoca yüzünde düşünceli bir halle kapıya gitti.



“Merhaba Yusuf Amca. Buyurun içeri.” Dedi tebessüm ederek. Her zaman evlerine misafir olan bu insanları, bu kez içeri davet ederken oldukça tedirgindi. Yüreğinin daraldığını hissediyordu.



“İyi akşamlar hocam” dedi Yusuf Amca kapıda kendisini karşılayan Emin Hoca’ya. “Gözünüz aydın diyelim dedik. Yurt dışından kardeşin gelmiş.”



Salona geçip oturdular hep beraber. Çok kısa geçen sıkıntılı bir sohbetin ardından Yusuf Amca, suratı asık bir şekilde müsaade isteyip eşiyle birlikte kalktı. Karısıyla

merdivenlerden üst kattaki evlerine doğru çıkarken kızgınca söyleniyorlardı.



“Bey, o nasıl bir tip öyle! Kadın mı, erkek mi belli değil? Ayol gözlerime bakıp konuşurken içim bir tuhaf oldu. Korktum vallahi.”



“Vay Hocam vay! dedi Yusuf Amca. “Demek kardeşim dediğin bu adammış. Gerçi avrat olmuş şimdi ya. Yazık! Hocanın mübarekliğine bak, kardeşinin rezilliğine bak! Midem bulandı konuşurken. Yalnız bu durum hiç hoşuma gitmedi. Acaba ne kadar kalacak bu uğursuz cenabet burada..”



Gecenin ilerleyen saatlerine doğru Osman ve İclal yatmışlardı. Fatma Hanım’ sa sıkıntılı bir şekilde yatağında dönüp duruyor, kaygıyla gelecek günlerin kendilerine ne getireceğini düşünüyordu. Daha şimdiden kolu komşu kayınbiraderiyle ilgili tatsız, iğneleyici laflar sokmaya başlamışlardı bile.



Hamit çekinerek, mutfakta tek başına oturan abisinin yanına geldi. Ellerini onun omzuna koyup:



“Abi sizi rezil ediyorum değil mi?” diye sordu. “Biliyorum, bu akşam Yusuf Amca’yla karısının bana nasıl iğrenerek baktıklarını, beni sanki bir yaratık görmüş gibi nasıl da süzdüklerini fark etmedim mi sanıyorsun! Merak etme abi burada daha fazla kalıp sizin huzurunuzu kaçırmayacağım. Hele sen ki bu ilçe de ne kadar çok seviliyormuşsun, bunu kendi gözlerimle gördüm. Benim gibi bir pisliğin, senin gibi nurlu bir insanın hayatını kirletmesine müsaade der miyim hiç?”



Emin Hoca’nın gözleri dolu dolu olmuştu.



“Kardeşim” dedi Emin Hoca. Bunu söylerken sesi ağlamaklı haldeydi. “ Bak sen benim canım kardeşimsin. İnan insanlar ne derse desinler ben şu an sadece senin geleceğini düşünüyorum.”



Abisinin bu sözleri üzerine hafif alaycı bir şekilde gülümsedi Hamit. “Benim geleceğimi mi düşünüyorsun? Abi benim ne geleceğim olur bundan sonra bana desene.

Hadi tövbe ettim bu halimden utanıp yaşadığım iğrençliklere. Peki bundan sonra ben ne olarak yaşayayım! Bir karı olarak mı, yoksa sadece sıfatı erkek olan bir erkek olarak mı? Söyle abi bana kim iş verir. Benimle kim evlenir, kim arkadaşım olup utanmadan şu ilçenin yollarında benimle yürür.” Bunları söylerken Hamit hırsından titriyor ağlama krizi geçiriyordu. “Abi, ben bitiğim artık ben bitik. İstemem mi ben de bir yuva kurmayı…. İstemem mi insanların içinde insanca dolaşabilmeyi… İstemem mi Osman gibi Zehra gibi evlatlarım olsun, onları bağrıma basayım, parka götüreyim, boğuşarak oynayayım… Söyle istemem mi? Aslında buraya gelirken içimde bir umut vardı. Belki senin yanında nasıl olacağını bilmiyorum ama hayatımı daha düzgün yaşayabileceğime dair yalancı bir umut. Oysa benim ki saçma bir umutlanmaktan başka ne olabilirdi ki… Hollanda da bile mutlu olamayan benim gibi birisi bu küçük ilçede göze batmadan nasıl yaşardı? Tasa etme abi, burada birkaç gün daha kalıp, babamın da mezarını ziyaret edip gideceğim. Yengeme de söyle içi rahat etsin burada kalıcı değilim, o da haklı biliyorum..”



Aradan birkaç gün geçmişti. Şu an camideki cemaate öğle namazını kıldıran Emin Hoca yer yer insanlarla göz göze geliyordu. Kimileri ona kızgın bir imada, kimileri acıyarak, kimileriyse çözemediği bir şekilde bakıyorlardı. Ayrıca kardeşinin geldiği o ilk günden beri buraya namaza gelen insanların sayısında neredeyse yarı yarıya bir azalma olmuştu. Eskiden olsa cami çıkışında ya da çarşıda insanlar etrafını sarar, hal hatır sorarlardı. Şimdiyse ya gözlerini kaçırıyor, ya da soğuk bir selamla yanından geçip gidiyorlardı. Sıkıntılı bir şekilde namazı kıldırıp, ferahlamak için caminin bahçesine çıktı. O sırada camiden çıkan insanların bahçenin dışına doğru bakıp söylendiklerini gördü. Gayri ihtiyari o yöne baktığında bir anda vücudunun alev alev yanmaya başladığını hissetti. Kardeşi caminin bahçesini saran demir parmaklıklar ardından kendisine doğru bakıyordu. Hemen ona doğru yöneldi.



Bu arada az önce Hamit’e görüp kızgınca söylenen insanlar, Emin Hoca’nın, onun yanına gittiğini görünce daha da asabileşmişlerdi. Kimisi, “Ya düne kadar Lut kavminin aha böyle uğursuzlar tarafından helak edildiğini söylemiyor muydu bizim Hoca?” diyorlardı. Kimileriyse “Eee hocam maşallah, siz böyle yaparsanız şu cahil halka neler yapmaz” diyorlardı.



Emin Hoca söylenenler karşısında zor da olsa sessiz kalarak kardeşinin yanına geldi.



“Hayırdır kardeşim. Ne oldu niye geldin buraya? Keşke geleceğini bana söyleseydin” dedi kaygı içinde.



“Abi gitmeden önce görmek istedim çalıştığın yeri. Yoksa buraya geldim diye utandın mı benden? Evet.. Utandırdım seni biliyorum. Ama bilmek istedim cami nasıl bir yer. Ben hayatımda hiç camiye girmedim biliyor musun? Bundan sonrada zaten hiç giremem onu da biliyorum” Hamit bunları söylerken gözünü bir an kendilerini izleyen topluluğa çevirdi. Sonra yeniden abisine dönüp:



“Tamam abi, ben hemen eve dönüyorum dertlenme sen.”



“Hayır” dedi Emin Hoca biraz sert bir tonda ve biraz da kendilerini çevreleye insanların duyabileceği bir yükseklikte. “ Ben senden asla utanmıyorum kardeşim Asla. Gitmek zorunda değilsin”



Emin Hoca kardeşini göndermiş, yatsı namazını da kıldıktan sonra tek başına camide kalmıştı. Kafası şimdi karmakarışıktı. Bir tarafta İlçenin en sevilen, en sayılan insanlarından birisiyken şimdi kardeşinden dolayı insanların kendisine sırt dönmesi, camiye gelenlerin azalması, yardımların kesilmesi. Cami yönetimindeki ihtiyarların kedine can sıkıcı tavırlar takınması. Bir taraftan da kardeşinin durumuyla ilgili ona yardımcı olamaması. Kardeşi, yanından gitse yeniden eski saygınlığına kavuşurdu. Ama kardeşi nereye gidecekti? Ne yapacaktı? Gene aynı pis bataklığa bulaşmasına nasıl göz yumabilirdi. Ellerini açıp çaresizlik içinde dua etmeye başladı:



“Allah’ım ben senin bu dünyadaki memurunum biliyorum. Ve ben de her kulun gibi imtihanlardayım. Ama şimdi imtihanların belki de en ağırındayım. Yalvarırın bana yardım et. Doğru olan yolu göster ve o yol ki kardeşimi kurtaran yol olsun. O benim kardeşim… O benim biricik kardeşim..Kıyamam ona ben…”



Duasını ettikten sonra düşünceli bir şekilde eve geldi. Kapıyı çaldı. Fatma Hanım karşıladı onu kapıda.



“Emin” dedi karısı. “İstersen ayakkabılarını çıkarmadan şu Yusuf Amca’ya bir uğra! Bugün geldi de, akşam bana bir görünsün dedi.”



Emin Hoca’nın içini bir kuşku kapladı. “Hayırdır İnşallah” deyip üst kata çıktı.



“İyi akşamlar Yusuf Amca. Beni görmek istemişsin!” dedi zoraki bir gülümsemeyle.



“Hoş geldin Hoca.” dedi Yusuf Amca. “Bak şimdi diyeceğime kırılmaca darılmaca yok. Seni severiz bilirsin. Ama ben evimde o tuhaf kardeşini istemiyorum. Yani gönder onu buradan, sen başımızın üstünesin. İstediğin kadar otur”



Beklemediği bu sözler Emin Hoca’yı derin bir öfkeye sokmuştu. Kendisine hakim olmaya çalışarak:



“Yusuf Amca kardeşimi niye gönderecekmişim şimdi söyle bana? Hem sana ne zararı oldu ki!”



“Bak Hoca! dedi Yusuf Amca, öfkeli bir sesle. “Zıtlaşmayalım şimdi. Kardeşini gönder, otur oturduğun kadar. Değilse evimi hemen boşalt.”



Bu atışmanın ardından Emin Hoca evine indi. Evdekilere bu olanlardan bahsetmedi. Fakat yüzünün ifadesinden, Karısı Fatma Hanım da, kardeşi Hamit de tatsız bir şeyler yaşandığını anlamışlardı. Karısı bir ara içeri girdiğinde Hamit abisinin yanına geldi.



“Abi ben yarın ayrılıyorum buradan, yalnız senden bir ricam var. Beni babamın mezarına götürür müsün? Merak etme yolda utandırmam seni. İstersen yanımda kısa saç peruğum ve takma siyah bıyığım var. Yani yeter ki sen utanma abi benden, ben bunları takabilirim”



O sabah birlikte babalarının mezarına gittiler. Emin Hoca’nın babası son yıllarını oğluyla geçirmiş ölünce de bu ilçede gömülmüştü. Yolda giderlerken, ne insanların alaycı gülümsemelerini taktılar, ne aşağılarmış gibi burun bükmelerini. Ziyaret bittikten sonra Hamit eve, Emin Hoca’da camiye döndüler.



İkindi namazı kılınmış cemaat dağılmıştı. Emin Hoca derin bir efkar içindeydi. Kardeşi bugün gidiyordu. O’na kal da diyemiyordu, gitme de! Düşündü..Düşündü…Belki de en iyisi kardeşini de alıp daha büyük bir şehre gitmekti. Kardeşi oralarda bu kadar göze değmezdi. Her daim yanında olurdu. Bunu düşündüğünde içini büyük bir mutluluk kapladı. Aceleyle akşam namazı gelmeden eve doğru koşmaya başladı. Bu haberi gitmeden kardeşine söylemeliydi. Fakat ve geldiğinde yıkıldı. Kardeşi gitmiş, kendisine de bir mektup bırakmıştı. Kahır içerisinde mektubu okumaya başladı:



“Abi sana veda etmediğim için kusura bakma. Çünkü sana sarılsam bir daha bırakamayabilirdim. Üzülme sakın sen benim buralarda aşağılanmama. Ben oralarda da horlamaya alışıktım zaten. Artık aldırmıyorum. Fakat şu an mutluyum. Biliyorum ki senin gibi bir abim var. Ne çok isterdim yıllar sonra kavuştuğum abimle güreşebilmeyi.. Oturup herkesin içinde onunla çekinmeden muhabbet edebilmeyi…Beraber balık tutabilmeyi.. Orada, burada itilip, kakılırken ardımda gücünü hissedebilmeyi. Ve biliyorum ki abi babam da senin gibi mert, senin gibi insan oğlu insandı. Ben şimdi huzur içinde babamla kucaklaşmaya gidiyorum. Onu da, seni özlediğim gibi çok özledim. Abi zor biliyor musun, kimsesiz olmak çok zor. Şu birkaç gün senin yanındayken ardımda dağ var sandım. Biliyorum; Hiçbir zaman sizlerle birlikte olamam. Durum malum. Ama bir yol var biliyorum…Ki bu yol canımı alsada beni size yakınlaştıracak”





Emin Hoca mektubu okur okumaz, deli gibi evden dışarı fırladı. Bir yandan ağlıyor, bir yandan ilçenin sokaklarından “Kardeşim, kardeşim” diye feryat ederek mezarlığa doğru koşuyordu.



Emin Hoca’nın bu çıldırmışçasına halini gören ilçe halkı da onun ardından mezarlığa doğru koşturuyordu.



Emin Hoca mezarlığa geldiğinde birden duraladı. Olduğu yere çöktü kaldı. Kahır içinde “Hayır” diye bağırdı. İçli içli ağlayıp “Neden kardeşim, neden yaptın diyordu.



Kardeşi kendisini babasının mezarı başındaki ağaca asmıştı. Emin Hoca güçlükle kardeşinin yanına geldi. Tükenmişti artık. Kardeşini asılı olduğu yerden indirdi. Cansız bedenini öptü kokladı defalarca. Sonra onu kucağına alıp kendisini çevreleyen kalabalığın ortasına gelip dizlerinin üstüne çöktü. Son kalan takadiyle konuştu:



“İçiniz rahatladı mı? Benden çevirdiğiniz yüzünüzü şimdi yeniden mi döndüreceksiniz bana?”



[178 kişi okudu] [4 kişi yorum yaptı]
YORUMLAR

mustafa sakarya
(06.08.2010)

Değerli yorumları için sevgili Cemile Hanım'a, kadim dost Ekrem Mantaş'a ve kıymetli editörüme gönül dolusu teşekkürler.

Halis Ayhanlı
(05.08.2010)

hem hikaye yazarına hem de yorumcu kalemsever dost Ekrem Mantaş'a kalpten teşekkür ve tebriklerimi sunuyorum. Mustafa Bey, hikayelerinde sosyal sorunları yalın bir dil ve sürükleyici bir üslupla kaleme almaya devam ediyor. Her geçen gün de yazarlığını geliştiriyor. Bu hakikaten tebrike şayan bir husus...
Ekrem Mantaş'a gelince kalem sitemizde yazı ve şiirleriyle olduğu kadar, yorumlarıyla da ciddi, katkılar yapıyor bu dönemde. Özellikle yorumların sitemizin yazarları ve daimi ziyaretçileri için yaşamsal bir değer taşıdığını geçmiş deneyimlerimiz ile biliyoruz. Bu çabayı ve emeği de bu yüzden kalpten alkışlıyorum...
Saygılarımla...

ekrem mantaş
(05.08.2010)

hayatta insanın aklından ve kalbinden geçenlerle yüzleşmesi bu yüzleşmeye bilinçli yada bilinçsiz ortak olan uleması eşrafı iki arada bir dere yaşanmış bir çile ançak böyle yürekten kaleme kagıda dökülemilir. yüreğine sağlık...

ekrem mantaş
(05.08.2010)

hayatta insanın aklından ve kalbinden geçenlerle yüzleşmesi bu yüzleşmeye bilinçli yada bilinçsiz ortak olan uleması eşrafı iki arada bir dere yaşanmış bir çile ançak böyle yürekten kaleme kagıda dökülemilir. yüreğine sağlık...

cemile
(29.07.2010)

güzel olmuş ellerinize sağlık
 
Daha güzellerini okumak istiyorsanız, lütfen yorumlarınızı yazın.

 

Yazarın Bu Bölümdeki Son Yazıları
Konu Tarih Hit Yorum
Kumruların Aşkı 28.08.2010 34 0
Vatanım 23.08.2010 50 0
Bir Hayat İki Final 18.08.2010 88 0
Şairim/ Yazarım 10.07.2010 192 1
Hükümsüz Körpe Bedenler 02.07.2010 226 0
Yitik Hayatlar 19.06.2010 225 0
Ankebut 05.06.2010 286 1
Son Gün 20.05.2010 220 0
Oğlum 18.05.2010 225 1
Kitap Bastırmak 18.05.2010 249 1


Bu Kategorideki Son Yazılar
Konu Yazar Hit Yorum
Kumruların Aşkı mustafa sakarya 34 0
Vatanım mustafa sakarya 50 0
Bir Hayat İki Final mustafa sakarya 88 0
Hükümsüz Körpe Bedenler mustafa sakarya 226 0
Aşil (Asil Türk Milleti) Kürşat Durak 398 3
Ankebut mustafa sakarya 286 1
Cüce Kadının Ölüm Korkusu Serdar Yıldırım 265 0
Beni İçinde Sakla Erhan Şibik 265 1
Anı Elif Rüzgar 302 2

Bu Bölümde En Çok Okunanlar
Konu Yazar Hit Yorum
Karınca ve Kalem Hikayesi murat canbolat 17864 33
Kalem ve Biz Leyla Usta 6311 3
HAYAT OYUNU, OYUN HAYATI Kürşat Durak 3267 3
Hain Plan murat canbolat 3142 23
OSMANLI DEVLETİ Durdu Şahin 2950 9
ÖNYARGILI SÖZLER ........ Peşin Hükümler Sözlüğü Sadık Emin 2572 30
Yeşil Gözlü Kardan Adam Tacettin ŞİMŞEK 2171 1
KÜÇÜK SALYANGOZ Ülkü Duysak 2159 4
RAKAMLAR Ülkü Duysak 2107 21
Kurt İle Kuzu murat canbolat 2095 19

Bu Bölümde En Çok Yorumlananlar
Konu Yazar Hit Yorum
ÖDEMİŞ’TE TİYATRO ŞÖLENİ Şerif Emre Akın 867 69
Karınca ve Kalem Hikayesi murat canbolat 17864 33
ANADOLU ÇİÇEKLERİ İsmail DALCIOĞLU 1911 31
ÖNYARGILI SÖZLER ........ Peşin Hükümler Sözlüğü Sadık Emin 2572 30
ÇOCUKLUĞUM Ayşe DİKTAŞ 716 26
Hain Plan murat canbolat 3142 23
RAKAMLAR Ülkü Duysak 2107 21
Kurt İle Kuzu murat canbolat 2095 19
GERGEFİME HAYAL İŞLEDİM Erhan Şibik 695 19
Ali'nin Gülleri Cennet Çiçekleri Halis Ayhanlı 364 16
Yasal Uyarı
Sitemizde yayınlanmakta olan ses, resim ve metinleri, bilgisayarınıza indirip kayıt edebilir ve ticari olmamak kaydıyla kişisel amaçla kullanabilirsiniz. Sitemizde yer alan metinlerin, ses dosyalarının, resimlerin kopyalanması, gerçek veya elektronik ortamlarda yayınlanması, dağıtılması Türkiye Cumhuriyeti yasaları ve uluslararası yasalarla korunmaktadır ve telif hakları temsilcisinin önceden yazılı iznini gerektirir. Bu eser, üyemiz Mustafa Sakarya tarafından sitemize gönderilmiştir. Bu dokümanın yayınlanması kullanılması dağıtılması kopyalanması ile ilgili hususlarda www.kalem.biz hiç bir şekilde sorumlu ve taraf değildir. Sitemiz tüm bölümleriyle, Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayın yapmaktadır.
Bu eserin burada yasadışı olarak yayınlandığını düşünüyorsanız lütfen bizi uyarınız..  

Web Kalem - Edebiyat Okulu
      Köşe Yazıları
Halis Ayhanlı
Yaz Tatili Mi Yaz Harmanı Mı?
 
Erhan Şibik
İnsansın Demektir!
 
Elif Konar
Gün Ağarınca...
 
Erbay KÜCET
İpin Ucu
 
Üzeyir GÜNDÜZ
Bebek Okulu
 
Hamdi Oruç
Tesbih
 
İhsan Kurt
Huzurun Mutluluğu
 
ipek can
Öylesine bir yazı
 
Kürşat Durak
Aşil (Asil Türk Milleti)
 
Leyla Uğur Karaca
Çikolata Sevmeyen Bu Kitabı Okumasın
 
Murat Soyak
Yolculuk İzleri
 
Ferit Kasim
Hayatın Yazısı Yahut Yazının Hayatı
 
Nazmi ŞİMŞEK
Gençlik Meselesi -III
 
Osman Aytekin
Ölüm Soluk Bir Hüzündür
 
Oyhan Hasan Bıldırki
Bayrak
 
Rıfkı Kaymaz
Cumhuriyet Dönemi Şiirinde Ebediyet- Sonsuzluk
 
Hızır Ovacık
VII. Mehmet Muzaffer
 
Sırrı Er
İsterdim
 
Ülkü Duysak
Bir Şeyler Yap
 
Leyla Usta
Hüznün Aynası
 
  Tarihte Bugün  
  ------------------------- 1669 Girit, Osmanlı İmparatorluğu'nca ilhak edildi.   1800 Malta'yı işgal altında tutan Fransız birlikleri İngilizler'e teslim oldu.   1901 National Association of Professional Baseball Leagues (NBA) kuruldu.   1905 ABD'nin New Hampshire kentinde imzalanan anlaşmayla Rus-Japon Savaşı sona erdi.   1914 I. Dünya Savaşı'nda Marne Muharebesi başladı. Paris'e ilerleyen Alman Birlikleri Fransız 6. Ordusu'nun karşı saldırısıyla püskürtüldü. İki milyon insanın yer aldığı 6 gün süren muharebede 100 bin insan hayatını kaybetti.   1930 Serbest Cumhuriyet Fırkası lideri Fethi Bey'in 4 Eylülde İzmir'e gelişinden sonra, bazı kişiler gösteri yaparak Cumhuriyet Halk Fırkası binasını ve Anadolu gazetesi idarehanesini taşladılar.   1938 Atatürk vasiyetnamesini yazdırdı. Vasiyet, 28 Kasım 1938'de açıldı.   1939 İstanbul müzeleri, II. Dünya Savaşı nedeniyle kapatıldı.   1942 Cezaevlerinde sanat atölyeleri törenlerle açıldı.   1945 Çok partili düzene geçişin ilk partisi olan Milli Kalkınma Partisi kuruldu.   1950 Başvuru fazlalılığı nedeniyle üniversite giriş sınavı uygulaması başladı.   1955 İstanbul Sultanahmet'te yeni Adliye Sarayı hizmete açıldı.   1960 Muhammed Ali (Cassius Clay), olimpiyat madalyasını aldı.   1961 Çankaya'da toplanan parti liderleri seçim konuşmalarında 27 Mayıs'ı eleştirmeme ve Demokrat Partiyi övmeme bildirisi imzaladı. Liderler, ayrıca, rejimin ahlakını bozmayacaklarına dair şeref sözü verdiler.   1962 Komünistlikle suçlanan Adalet Partisi Aydın Milletvekili Orhan Apaydın partisinden istifa etti.   1963 20-21 Mayısta askeri darbe girişiminde bulunan Albay Talat Aydemir, Ankara 1 Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesince idama mahkum edildi.   1972 Filistinli "Kara Eylül Hareketi" militanları, Olimpiyat Oyunları için Münih'e gelen İsrailli sporculara ateş açtı; bir sporcu öldü, biri ağır yaraladı, 9 kişi rehin alındı. Alman polisi gerillalar ve rehineler üzerine ateş açtı; 9 rehine, 4 Filistinl   1973 Dünyanın en uzun karayolu tüneli, İsviçre'nin St. Gotthard yöresinde açıldı.   1973 Devlet film arşivinde yangın çıktı; Atatürk'ün tek kopyalı filmleri yandı.   1985 Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Ronald Reagan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımayacaklarını açıkladı.   1990 Hükümete, yurt dışına asker gönderme ve Türkiye'de yabancı asker bulundurma yetkisi veren teklif, TBMM'de kabul edildi.   1991 Nelson Mandela, Güney Afrika'da başkan seçildi.  

Oğuz Moldur  
 
  Belirli Gün ve Haftalar  
   
Arif Aldiker Öğretmene Vefa
Yeni eğitim öğretim yılına girerken, hayatları gizli kalmış fedakâr öğretmenlerimizi de hatırlamayı ...
 
  Yavuzhan Selimoğlu  
  pasaport  
    pasaport neden gereklidir?
Her ülke kendi topraklarına giren şahısları kontrol etmek ister.Pasaport, pasap ...
 
  İpek CAN  
  Misafir Defteri  
   
tek kelimeyle süper ödevim için işe yaradı saol ...
 
  büşra    
Deyimlerimiz
    Elin ıslak semerini sırtına almak
Bu deyimin çıkış hikayesini bilmiyorum. Ancak, anonim bir deyim olmasına rağmen internet kaynakların ...
 
  Recep Altun  
  Bir Kitap  
    Eğlenceli Sorular
Ersin Osman SÖĞÜTLÜ
Sayılar ve sayı dizileri, Şekil ve kelime tamamlama gibi pek çok sorul ...
 
  Emre Pekün  
  Yumurta kırmadan omlet yapılamaz...
Recep Sakarya
 
  Minik Kalemler
  Kompozisyonlar
  Öyküler
  Şiirler
  Derlemeler
  Resimler
  Diğer
 Amatör Kalemler
 
  Kompozisyonlar
  Öyküler
  Şiirler
  Derlemeler
  Diğer
 Usta Kalemler
 
  Yazı
  Öykü
  Şiir
  Derleme
  MASAL/FABL
  Galeri
  Diğer
  Çocuk Kitaplığı
  Kategoriye Göre
  Yazar Adına Göre
  Yayınevine Göre
 Ansiklopedik ve...
 
  Belirli Günler ve Haftalar
  Okul Öncesi
  Bilgi Küpü
  Deyimler ve Öyküleri
  Tarihte Bugün
  Linkler
  Gezi Notları
  Çocuk Edebiyatçıları
  Çocuk Edb. Araştırmaları
  Şehirlerimiz
  Başka
  English Articles
  Günlüğümden
  Matematik Yazıları
  Zeka Küpü
  Mizah Tükkanı
  Genç Tüketici
  Hobilerimiz
  Piyes
  Güzel Türkçemiz
  DUYURULAR
  Çocuk Yayınevleri
 Galeri
  Objektiflerden
  Adam Olacak Çocuk
  Küçükken Büyünür
  Çeşitli
  Sözün Özü
  Hoşlanmadığımız Sözler
  Yanlış Sözler
  Duvar Yazıları
  Öğrenci Sözleri
  Yöresel Sözler
  Atasözleri
  Özdeyişler
  Bilmeceler
  Mesaj / Duyuru