|
|
|
|
Yalnızlığım içimde volta atıyor. kelimelerim sessiz birer çığlık bugün.. Açık kalmış sokak lambası;
soluk renkler yayarak direniyor gün ışığına.. Sonbahardan kalma edasıyla süzülüyor havada yaprak..
Tuhaf bir rüzgar içimi ürpertiyor; farklı diyarlar çağırıyor sanki beni çok uzaklara gitmek; kırgınlığımı
hasret kokan bu şehirde bırakmak..
Cesaret istiyor adımlar.. Ürkek kalbimde en ufak bir tercüman bulamıyorum duygularıma.. Başka bir
boyutta tepkisizlik damarlarımda dolaşırken zamansız bir anı yaşıyorum sanki.. Bağıra bağıra ağlamak
geliyor içimden kinimi kusmak, öfkemi dolu gibi damlalara sığdırmak oysa gözyaşlarım inci zerafetiyle
ağır ağır süzülüyor yanaklarımdan minik dünyama... Garip bir tedirginlik sinmiş odama. Bilinçsizce indiriyorum yazı-
larımızı duvardan, tanımadığım hislerle boğuşuyorum uzun uzun.. Aslında tek olmaya alışkınım ben
neden diyorum bunca sitem? Aynadaki bana bakıyorum sonra; değişmiş gibi sanki simam bir anda büyümüş ruhum dilediğince yaşanmamış yılların mahsunluğu düşmüş bakışlarıma.. Ardında acı
tebessümler yatıyor gibi gözbebeklerimin.. Hüzünlü bir oyuncasına sergileniyor arzularım hafızamda...
Keşkenin ne demek oldugunu artık ben de anlıyorum. Tahammülüm yoktu oysa benim pişmanlıklara. Atılan her adım emin olmalıydı, güven daima yanımızda.. Kazanılan zaferler korku bulutunu dağıtırdı her zaman. Zaten o zaferler değil miydi yalnızlık türküsünü çığıran?
Tek başına alınan galibiyetler tat vermiyor bugün bana.. Bilinçaltında hayallerim can çekişiyor. Umut-suzluk girdabına öyle bir kapılmışım ki hazin sonlar hazırlıyor gibiyim kendime.. Kazançlarım dahi yüreklendiremiyor beni...
Sebepsiz bir yorgunluk var omuzluklarımda.. Biliyorum artık sende yoksun yanımda.. Hayallerim bile
çoktan terketti seni. Güzeldi yaşananlar; gerçi acıyı da seninle öğrendim hayal kırıklığını da.. Elbette beraber katıldığımız da oldu kahkahalara.. Ama şimdi adını duyduğumda; ne hissediyorum bilmiyorum tam olarak.. Hem her şey hem hiçbir şey, çok yakın çok uzak.. Tanımlayamıyorum bir türlü içimdeki çelişkili seni..
Koca bir hiç diyorum bazen, belki sonsuz boşluk, belkide yalnızca bir iç çekiş..
Ey Sevgili..
Şimdi pişmanlığı yaşıyorsam eğer; sana olan sevgimin tükenmesinden hepsi.. Ben seni sevmenin, seni özlemenin, seni beklemenin, seninle yaşanan hayallerin nefesini sevdim.. İmkansız olmaktı belki
seni tutku yapan.. Artık hiçbir heyecanı yok özelden gelen çağrıların.. Maillerimi de kontrol etmiyorum,
fotoğrafların eski bir günlüğün arasında tozlu raflarda ve sen artık sadece kalbimin derinliklerine çok
ufak yinede silinmez bir nokta..
Çikolata Kaplı Kahveli Lokum;
Ben artık Mecnun''un Leylası Ferhat''ın Şirini olmak istiyorum.. Merak etme seni hiç bir zaman unutmayacağım.
Yaşandı bitti acı tatlı.. Sen daima ilk heyecanım ilk sancım olacaksın.. Kabul ediyorum herşeye rağmen seni
sevmek güzeldi.. Artık inanıyorum sevilmek sevmekten geliyor eminim sevilmeyi ben de hakediyorum.. Hani
aşka inanmıyorsun ya; yazık sen şanssız olanlardansın dilerim birgün ne demek istediğimi sende anlarsın..
Yol ayrımına geldik hayat dediğimiz film devam ediyor. Senaryolarımız hazırlanmış hepimizin çoktan; ayrı ayrı..
Beyaz eller sana bunları yazıyor son kez gerçi bu bir veda değil.. Kim bilir belki yine karşılaşırız bir 9 yıl sonra..
Olur ya yazın Yalova''da Çiflikköy kumsalında ya da bir kış akşamı Ankara''da kuğulu parkta belki de güneşli baharda İstanbul''da Eminönü Balıkçısında.. Umarım hayatımızın bundan sonrası her ikimiz için de güzel olur. Belki gün gelir tesadüfler bizi yine buluşturur bu umursamazlık gider gülümseyerek bakabiliriz birbirimize, neşeyle sarılırız sıcacık
bir kucaklaşmanın ardından gelir yine özlem itirafları hayat böyle işte diyebiliriz yeni umutlarla.. Kim bilir belki başka bir zaman
başka bir yerde yine birlikte..
|
|