|
|
|
|
|
Ýbadete iliþkin konularda çevrenizdeki insanlarýn tevillerine mutlaka þahit olmuþsunuzdur. Bazýsý henüz çok genç olduðunu, þu an hayatýný yaþayýp, ileriki yaþlarda tevbe ederek ibadet etmeye baþlayacaðýný söyler, bazýsý da cehennemin þu ana kadar yaþayan bütün kötü insanlarý alamayacaðýný düþünüp, nasýlsa Allah affeder diye kendisini avutur. Kimi ölümden sonraki ahiret hayatýna inanmaz, kimi de ölümün kendisinden çok uzak olduðunu zanneder. Cehennemde cezasýný çektikten sonra, sonunda mutlaka cennete gireceðini zannedenler de çoktur.
Bütün bu gerçek dýþý düþünceleri insanlara telkin eden þeytandýr. Allah’ýn yolundan insanlarý alýkoymaya and içen þeytan, görevini yaparken çok zekice taktikler uygular. Allah’ýn izni ile zayýf karakterli insanlara dünya hayatýnýn süslü ve çekici yönlerini gösterip, çoðu zaman onlarý Allah’ýn adý ile kandýrýr.
Ýnsanlarýn büyük bölümü Allah’ýn varlýðýndan haberdardýr ve O’na inandýklarýný söylerler. Ancak Allah’ýn kadrini hakkýyla takdir edemedikleri için, O’nun affeden, merhamet eden sýfatlarýný bilir, fakat kahreden, intikam alan, azap eden sýfatlarýný görmezden gelirler.
O, kullarý üzerinde kahredici (kahhar) olandýr. Size koruyucular gönderiyor. Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattýðý zaman, elçilerimiz onun 'hayatýna son verirler.' Onlar (bu iþte, ne eksik ne fazla) kusur etmezler. (En’am Suresi -61)
Andolsun, biz senden önce kendi kavimlerine elçiler gönderdik de onlara apaçýk belgeler getirdiler; böylece biz de suçlu günahkarlardan intikam aldýk. Ýman edenlere yardým etmek ise, bizim üzerimizde bir haktýr. (Rum Suresi -47)
Düþtükleri bu yanýlgý sonucunda da, Allah’ýn razý olmadýðý bütün tavýrlarý rahatça gösterir ve bundan dolayý bir piþmanlýk veya rahatsýzlýk duymazlar. Allah’ýn adýný kullanarak insanlarý yoldan çýkaran þeytan, insanlara kötülükleri rahatça yapýp edebileceklerini, tevbe imkânlarý olduðunu ve Allah’ýn nasýlsa affedeceðini telkin eder. Akýldan yoksun olan insanlar da bu vaade inanýr ve asla günahtan ve haramdan sakýnmazlar. Yüce Rabbimiz, aldatýcýlarýn, Allah’ýn adý ile kandýrmasý konusunda insanlarý þu þekilde uyarmýþtýr:
Ey insanlar, hiç þüphesiz Allah'ýn va'di haktýr; öyleyse dünya hayatý sizi aldatmasýn ve aldatýcý(lar) da, sizi Allah ile (Allah'ýn adýný kullanarak) aldatmasýn. (Fatýr Suresi -5)
Ýnsanlarýn çoðu, aldýklarý bu telkinle dünya hayatýnýn bütün zevklerini hiç düþünmeden tüketirler. Ölümün yaklaþtýðýný hissettikleri anda da tövbe etmeyi planlar ve ahirette de baðýþlananlardan olacaklarýný zannederler. Yüce Rabbimiz, sonsuz baðýþlayýcýdýr ancak bu, bir hata iþleyen ve fark ettiðinde bu hatasýndan hemen dönen ve tekrar etmemek için gayret gösteren akýl ve vicdan sahibi kullar için geçerlidir. Bir ayette Rabbimiz bu gerçeði þu þekilde açýklamýþtýr:
Allah'ýn (kabulünü) üzerine aldýðý tevbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanlarýn, sonra hemencecik tevbe edenlerin(kidir). Ýþte Allah, böylelerinin tevbelerini kabul eder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandýr. (Nisa Suresi -17)
Hayatý boyunca Kuran ahlakýna uygun yaþamayýp ölüm anýnda tevbe eden ve inananlar için ibret olan Firavunun durumu, ayette þu þekilde haber verilmiþtir:
Biz, Ýsrailoðullarý'ný denizden geçirdik; Firavun ve askerleri azgýnlýkla ve düþmanlýkla peþlerine düþtü. Sular onu boðacak düzeye eriþince (Firavun): "Ýsrailoðullarý'nýn kendisine inandýðý (Ýlah'tan) baþka Ýlah olmadýðýna inandým ve ben de Müslümanlardaným" dedi.
Þimdi, öyle mi? Oysa sen önceleri isyan etmiþtin ve bozgunculuk çýkaranlardandýn. (Yunus Suresi -90, 91)
Çevrenizde Allah’ýn bir kýsým emir ve yasaklarýný uygulayýp, diðer kýsmýný ise göz ardý eden insanlara çok rastlamýþsýnýzdýr. Çoðu zaman uyguladýklarý kýsmýnýn kendilerinin cennete gitmesi için yeterli olacaðýný, güçlerinin bu kadarýna yettiðini ve kalan kýsmýný da Allah’ýn affedeceðini söylerler. Bu kiþiler bu tavýrlarýyla, yaptýklarý ibadette Allah’a minnet etmektedirler. Oysa farkýnda olmadýklarý çok önemli bir konu vardýr ki, insanýn iman ve ibadet etmeye kendisinin ihtiyacý olduðudur. “... Allah hiç bir þeye ihtiyacý olmayandýr...” (Bakara Suresi – 263) , ayetinde belirtildiði gibi, Allah’ýn, hiç kimsenin ibadetine ve kulluðuna ihtiyacý yoktur. Bu konu bir ayette Rabbimiz tarafýndan þöyle açýklanmýþtýr:
Müslüman oldular diye sana minnet etmektedirler. De ki: "Müslümanlýðýnýzý bana karþý minnet (konusu) etmeyin. Tam tersine, sizi imana yönelttiði için Allah size minnet etmektedir. Eðer doðru sözlüler iseniz (bunu böyle kabullenmeniz gerekir.)" (Hucurat Suresi - 17)
Yaþadýðýmýz her günün son günümüz olabileceðini, tevbe etmeye fýrsat bulamadan kendimizi Allah’ýn huzurunda hesap verirken bulabileceðimizi, son piþmanlýðýn ve keþke demenin fayda etmeyeceði o günü asla unutmayalým.
|
|